92406 kayıt bulundu.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Alt tarafı
1. Altı üstü elli kuruş; ne olacak canım, verirsin gider.
1. Altı üstü elli kuruş; ne olacak canım, verirsin gider.
2. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Futbol maçında bahse konu olan takımların atacağı üç golün altında kalma veya üstüne çıkma tahminini yapmaya dayanan oyun
1. işe birtakım oyunlar karışmak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak
1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Altı kenarlı çokgen, müseddes
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu biçimde olan
Telaffuz : altı'gen
1. isim , isim , mantık , mantık , isim , isim , mantık , mantık , Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi
Özel: Evet
Telaffuz : altı'kardeş
altılı ganyan
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan
1. Altılı şamdan.
1. Altılı şamdan.
2. isim , isim , isim , isim , İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul
3. isim , isim , isim , isim , Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi
4. isim , isim , isim , isim , Altılı ganyan
1. isim , isim , isim , isim , At yarışlarında aynı gün üzerine bahis konulan ve birbiri ardınca düzenlenen altı koşunun birincilerini tahmin etme biçiminde oynanan oyun, altılı
onaltılık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
2. Altı tane alabilen
1. Altılık bir kutu.
1. Altılık bir kutu.
3. Düzinenin yarısı
1. isim , isim , isim , isim , Yükseklikölçer
Lisan : Fransızca altimètre
Telaffuz : altime'tre, l ince okunur
altın adam, altınbaş, altınbeşik, altın bilezik, altın böcek, altın çağ, altın çağı, altın gol, altın kaplama, altın keseği, altın kökü, altın küpü, altınoluk, altın otu, altın rengi, altın saatler, altın sarısı, altın suyu, altıntop, altın varak, altın yağmurcun, altın yakalı, altın yıl, altın yürekli, çeyrek altın, tam altın, yarım altın, cumhuriyet altını, fındık altını
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu elementten yapılmış
1. Kolundaki altın künye, okuduğu kâğıdın üzerine sürtünüyor.
1. Kolundaki altın künye, okuduğu kâğıdın üzerine sürtünüyor.
3. Altından yapılmış sikke
1. Çocuğa bir altın taktı.
1. Çocuğa bir altın taktı.
4. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Üstün nitelikli, değerli
1. Altın ses.
1. Altın ses.
1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Başarılı kimse
2. Şampiyonalarda altın madalya alan kimse
1. `uygunsuz davranışları yüzünden temiz tanınan kişiliği lekelendi` anlamında kullanılan bir söz
1. `para olduğunda her güçlük yenilebilir` anlamında kullanılan bir söz
1. `altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , isim , isim , Kola takılan ve pek çok türü olan, altından yapılmış süs eşyası
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Geçimi sağlayan sanat veya meslek
1. Bileğimde keman gibi altın bilezik var.
1. Bileğimde keman gibi altın bilezik var.
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Böcekler sınıfının kınkanatlılar takımından, yeşil kırmızı renkleri olan eklem bacaklı bir tür böcek, gül böceği
1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Bir şey veya bir kimse için en verimli, en başarılı dönem
2. Bir şeyin en çok kullanıldığı, tüketildiği dönem
1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Bir şeyin veya bir kimsenin en verimli, en başarılı dönemi
1. Nuran Tiyatrosu, altın çağına doğru bir kestane fişeğinin hızıyla yükseliyordu.
1. Nuran Tiyatrosu, altın çağına doğru bir kestane fişeğinin hızıyla yükseliyordu.
1. `varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez` anlamında kullanılan bir söz
2. `herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir` anlamında kullanılan bir söz
1. `hiç kimse zenginliğine güvenmemelidir, gün gelir yoksullaşır ve fakir kimseye muhtaç olur` anlamında kullanılan bir söz
1. altına benzeyen
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , değerli, kıymetli
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , saf